<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Genç Baro</title>
	<atom:link href="http://www.gencbaro.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gencbaro.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 12:07:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Baro Başkanları Hakkarı&#8217;de Bir Araya Geldi</title>
		<link>http://www.gencbaro.org/haber/baro-baskanlari-hakkaride-bir-araya-geldi.html</link>
		<comments>http://www.gencbaro.org/haber/baro-baskanlari-hakkaride-bir-araya-geldi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 12:07:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencbaro.org/?p=11325</guid>
		<description><![CDATA[Toplantıya Diyarbakır, Van, Batman, Şırnak, Ağrı, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Bingöl, Bitlis, Iğdır, Tunceli, Şanlıurfa, Kars-Ardahan, Elazığ ve Malatya Baro başkanları katıldı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/05/bayazit-bolge-barolari-donem-sozcusu-oldu-79929.jpg"><img src="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/05/bayazit-bolge-barolari-donem-sozcusu-oldu-79929.jpg" alt="" title="bayazit-bolge-barolari-donem-sozcusu-oldu-79929" width="468" height="222" class="alignnone size-full wp-image-11326" /></a>Baro Başkanları Hakkarı&#8217;de Bir Araya Geldi</p>
<p>Doğu ve Güneydoğudakı 17 Baro Başkanı, bölgede yaşanan son süreci değerlendirmek üzere Hakkari&#8217;de bir araya geldi Türkiye ve bölge gündemine ilişkin değerlendirmelerin yapılacağı toplantı, 2 gün sürecek ve ardından sonuç bildirisi açıklanacak.</p>
<p>Doğu ve Güneydoğudakı 17 Baro Başkanı, bölgede yaşanan son süreci değerlendirmek üzere Hakkari&#8217;de bir araya geldi Türkiye ve bölge gündemine ilişkin değerlendirmelerin yapılacağı toplantı, 2 gün sürecek ve ardından sonuç bildirisi açıklanacak.</p>
<p>Baro Başkanlarının toplantısı Sibar Oteli&#8217;nde başladı. Toplantıya ilişkin açıklama yapan Dönem sözcüsü Hakkari Barosu Başkanı Avukat Kutbettin Beyazıt, bölgede ve ülke genelinde yaşanan sorunları değerlendirmek için bölge baraoları olarak bir araya geldiklerini söyledi. Hakkari Barosu&#8217;nun dönem sözclüğünün sona erdiğini de belirten Beyazıt, &#8220;Bu süre zarfında yaşanan sorunları ve yeni gelişmeleri değerlendirme fırsatı bulacağız. Toplantının sonuç bildirgesini ise yarın yapacağımız basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaşacağız.ödedi.</p>
<p>Toplantıya Diyarbakır, Van, Batman, Şırnak, Ağrı, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Bingöl, Bitlis, Iğdır, Tunceli, Şanlıurfa, Kars-Ardahan, Elazığ ve Malatya Baro başkanları katıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencbaro.org/haber/baro-baskanlari-hakkaride-bir-araya-geldi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni TTK ile her şirket gelen evrakların kopyasını, kaydını saklayacak</title>
		<link>http://www.gencbaro.org/haber/yeni-ttk-ile-her-sirket-gelen-evraklarin-kopyasini-kaydini-saklayacak.html</link>
		<comments>http://www.gencbaro.org/haber/yeni-ttk-ile-her-sirket-gelen-evraklarin-kopyasini-kaydini-saklayacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 12:01:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencbaro.org/?p=11322</guid>
		<description><![CDATA["Önceden para cezası ödenmediğinde kişi hakim karşısına çıkardı. Şimdi, hakim karşısına çıkmayacak. Ödemezse, direkt hapse girecek. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/05/kizilot-yeni-turk-ticaret-kanunu-sayesinde-3635634_o.jpg"><img src="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/05/kizilot-yeni-turk-ticaret-kanunu-sayesinde-3635634_o.jpg" alt="" title="kizilot-yeni-turk-ticaret-kanunu-sayesinde-3635634_o" width="400" height="224" class="alignnone size-full wp-image-11323" /></a>Prof.Dr. Şükrü Kızılot, yeni ticaret kanunu hakkında bilgi verdi. Yürürlülüğe giren kanunda çok önemli değişiklikler olduğunu belirten Prof.Dr. Kızılot, &#8220;Bu kanunla, limitet ve anonim şirketlerinin sahibi, ortakları ya da yönetim kurulu üyelerinin 3.dereceye kadar yakınları şirkete borçlanamayacak. Yani bir beyaz eşya dükkanının sahibi, ortakları ya da yönetim kurulu üyelerinin, annesi, kayınvalidesi, kayınbiraderi gibi 3.derece yakınlarına vadeli ya da taksitli satış yasak. Satış yapılırsa, satın alan kişiye, önce 20 bin TL&#8217;ye kadar para cezası kesilecek. Eğer para cezasını ödemezse, direkt 730 güne kadar hapis cezası verilecek. Yani şirket sahibi, ortağı ya da yönetim kurulu üyeleri, 3&#8242;üncü derece yakınlarını tanımak zorunda. Kanun sayesinde sülalemizi tanıyacağız&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Adli olaylarda para cezası ödenmediği takdirde, direkt hapis cezası verildiğini ifade eden Prof.Dr. Kızılot, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Önceden para cezası ödenmediğinde kişi hakim karşısına çıkardı. Şimdi, hakim karşısına çıkmayacak. Ödemezse, direkt hapse girecek. Eğer ortakların, yönetim kurulu üyelerinin ya da ailelerinin daha önceden borcu varsa, bunu da 3 yıl içerisinde ödemesi gerekiyor. Eğer ödemezse, yine 730 güne kadar hapis cezası uygulanıyor. Şirket sahibi için de aynı maddeler geçerli. Bu kanunlar hukukçu mutfağında hazırlanmış. Bunlar hazırlanırken bir tarafta da muhasebeci olması lazımdı. Sadece hukukçular hazırladığı için, muhasebeyle ilgili bölümlerde atlama var.&#8221;</p>
<p>ŞİRKETTEN BORÇ PARA ÇEKMEK YASAK</p>
<p>Şirket sahibi, ortağı ya da yönetim kurulu üyelerinin şirketten para ya da borç çekmesinin de yasak olduğunu ifade eden Prof.Dr. Kızılot, şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8220;Bu yasanın şirket ortaklarının haklarını korumak için yapıldığını söylüyorlar. Ama tek kişilik şirketlerde de aynı yasak var. O kaybı doğuracak ortak yok ama şirketin sahibi sadece yatırdığı sermayenin faizini alabiliyor. Şirketten para çekemiyor. Daha önce limitet şirketi kurmak için en az 2, anonim şirketi kurmak için en az 6 kişi olması gerekiyordu. Şimdi anonim şirketini de, limitet şirketini de kişi tek başına, ortaksız kurabilecek. Ortak olması şart değil. Yasaya göre ortaklı şirketler de tek kişiliğe dönüştürülebilecek.&#8221;</p>
<p>Prof.Dr. Kızılot, yeni yasayla, işletmeyle ilgili gönderilmiş her belgenin fotokopisi, karbonlu kopyası ya da bilgisayar kaydı gibi belgelerin saklanmasının da zorunlu olduğunu da hatırlattı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencbaro.org/haber/yeni-ttk-ile-her-sirket-gelen-evraklarin-kopyasini-kaydini-saklayacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AB Komseri Fule,&#8221;Hedefimiz Güven Veren Bir Adalet Sistemi&#8221;</title>
		<link>http://www.gencbaro.org/haber/ab-komseri-fulehedefimiz-guven-veren-bir-adalet-sistemi.html</link>
		<comments>http://www.gencbaro.org/haber/ab-komseri-fulehedefimiz-guven-veren-bir-adalet-sistemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 11:56:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencbaro.org/?p=11318</guid>
		<description><![CDATA[cezaevinde bulunanların yüzde 28'inin tutuklu, yüzde 72'sinin hükümlü olduğunu, Tutukluluk süresi bakımından Türkiye'nin Danimarka, Hollanda ve İsveç'ten daha iyi noktada olduğunu  belirtti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/05/hedefimiz-guven-veren-bir-adalet-sistemi-3635424_2155_o1.jpg"><img src="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/05/hedefimiz-guven-veren-bir-adalet-sistemi-3635424_2155_o1.jpg" alt="" title="hedefimiz-guven-veren-bir-adalet-sistemi-3635424_2155_o" width="400" height="266" class="alignnone size-full wp-image-11320" /></a>Avrupa Birliği Genişlemeden ve Komşuluk Politikalarından Sorumlu Avrupa Birliği Komiseri Stefan Fule TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonunu ziyaret etti.</p>
<p>Genişlemeden ve Komşuluk Politikalarından Sorumlu Avrupa Birliği Komiseri Stefan Fule, AB Uyum Komisyonu Başkanı İzmir Milletvekili Mehmet Tekelioğlu, Adalet Komisyonu Sözcüsü Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün ve AB Uyum komisyonunun iktidar ve muhalefete mensup milletvekilleri ile görüştü.</p>
<p>TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanı Mehmet Tekelioğlu, &#8220;Ziyaretiniz için çok teşekkür ederiz. Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği konusundaki iradesi her zaman mevcut oldu, bundan sonrada mevcut olacak.&#8221; dedi. </p>
<p>Görüşmede bir konuşma yapan TBMM Adalet Komisyonu Sözcüsü Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği karnesinin kötü olduğu yönündeki değerlendirmelere katılmadığını belirterek, son 9,5 yılda güven veren bir adalet sisteminin tesisi, yargının hızlandırılması ve adalete erişimin kolaylaştırılması için büyük ilerlemeler kaydettiklerini söyledi. Milletvekili Tunç, temel kanunların tamamının çağdaş ve evrensel hukuk ilkelerine uygun hale getirildiğini, Ceza Hukuku mevzuatının, Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu başta olmak üzere temel kanunların mecliste muhalefet partileri ile uzlaşarak yasalaştırıldığını söyledi.</p>
<p>Yargının fiziki mekanlarının iyileştirildiğini 145 yeni adalet sarayının hizmete alındığını, bilişim teknolojilerinin yargının hizmetine sunulduğunu belirten Milletvekili Tunç, Yargıtay ve Danıştay&#8217;daki daire ve üye sayısının artırıldığını hakim ve savcı sayısının yüzde 34 artırıldığını söyledi. 2010 Anayasa Değişikliği ile de yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını sağlayan önemli değişikliklerin yapıldığını, HSYK&#8217;nın ve Anayasa Mahkemesinin yapısının demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirildiğini, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkının tanındığını, kadın, çocuk ve özürlü haklarının anayasal güvenceye kavuştuğunu söyledi.</p>
<p>Milletvekili Yılmaz Tunç, Türkiye&#8217;de tutukluluk sürelerinin uzun olduğuna ilişkin yanlış bir algı olduğunu belirterek, 2001 yılında tutuklu sayısının hükümlü sayısından fazla olduğunu, 2002 yılından itibaren ise hükümlü sayısının tutuklu sayısını geçmeye başladığını, bu gün cezaevinde bulunanların yüzde 28&#8242;inin tutuklu, yüzde 72&#8242;sinin hükümlü olduğunu söyledi. Tutukluluk süresi bakımından Türkiye&#8217;nin Danimarka, Hollanda ve İsveç&#8217;ten daha iyi noktada olduğunu belirten Milletvekili Tunç, Darbe teşebbüsü suçu nedeniyle açılan Ergenekon ve Balyoz davalarında tutuklu sanıkların yargılamayı geciktirmek için ellerinden geleni yaptıklarını, Avukatların duruşmaya girmediğini, İstanbul Barosunun da avukat atamadığını söyledi.</p>
<p>Milletvekili Tunç, en çağdaş Ceza Hukuk mevzuatına ve özel hukuka ilişkin temel yasalara sahip ülkenin Türkiye olduğunu belirterek, AB üyesi olup ta bizim 2005 yılında çıkardığımız Bilgi Edinme Kanununu hala çıkaramamış ülkeler bile var dedi. Milletvekili Tunç, Türkiye&#8217;nin AB karnesinin kötü olduğuna yönelik eleştirilere katılmadığını, Türkiye&#8217;de temel insan hak ve özgürlüklerinin en geniş anlamda hayata geçirildiğini sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencbaro.org/haber/ab-komseri-fulehedefimiz-guven-veren-bir-adalet-sistemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anayasa Mahkemesi&#8217;nin HMK Kararı</title>
		<link>http://www.gencbaro.org/haber/anayasa-mahkemesinin-hmk-karari.html</link>
		<comments>http://www.gencbaro.org/haber/anayasa-mahkemesinin-hmk-karari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 11:53:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencbaro.org/?p=11316</guid>
		<description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi'nin Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 3.maddesinin birinci cümlesinin iptali istemiyle açılan davada aldığı iptal kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2011/10/anayasa.jpg"><img src="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2011/10/anayasa.jpg" alt="" title="anayasa" width="530" height="397" class="alignnone size-full wp-image-6738" /></a><br />
Anayasa Mahkemesi&#8217;nin HMK Kararı</p>
<p>Anayasa Mahkemesi, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu&#8217;nun 3.maddesinin birinci cümlesini iptal etti.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi&#8217;nin Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu&#8217;nun 3.maddesinin birinci cümlesinin iptali istemiyle açılan davada aldığı iptal kararı, Resmi Gazete&#8217;de yayımlandı.</p>
<p>Kararda, ölüm veya vücut bütünlüğünün yitirilmesinden doğan zararların tazmini davalarında Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu belirten düzenlemenin iptaliyle ilgili olarak, &#8220;Aynı idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerden kaynaklanan zararlar kapsama alınmadığından, sorumluluk sebebi aynı olsa da bu zararların tazmini davaları idari yargıda görülmeye devam edecek, bu durumda, idarenin aynı yapı içinde aldığı kararın bir bölümünün idari yargıda bir bölümünün adli yargıda görülmesi yargılamanın bütünlüğünü bozacaktır&#8221; denildi. Kararda ayrıca, Anayasa&#8217;nın 157. maddesi gereğince asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin olan eylemlerden ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların Askeri Yüksek İdare Mahkemesi&#8217;nin görev alanına girdiği vurgulandı.</p>
<p>CHP, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu&#8217;nun 3. maddesinin birinci cümlesinde yer alan ve &#8220;her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine veya kişinin ölümüne bağlı maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin davalara asliye hukuk mahkemelerince bakılmasını öngören&#8221; düzenlemeyi iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi&#8217;ne götürmüştü. 16 Şubat 2012 tarihli oturumda aldığı kararla düzenlemeyi iptal eden Anayasa Mahkemesi&#8217;nin kararı ve gerekçeleri bugünkü Resmi Gazete&#8217;de yayımlandı.</p>
<p>Kararda, Anayasa&#8217;da adli ve idari yargı ayrımı bulunduğu, idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay&#8217;ın yetkili kılındığı hatırlatıldı. &#8220;İdari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesi konusunda yasakoyucunun mutlak bir takdir hakkının bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde yasakoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir&#8221; denilen kararda, yapılan düzenlemenin yargılamada bütünlüğ bozacağı ifade edildi. Bu durumda iki ayrı yargı kolunda görülen davalarda, idarenin sorumluluğu, bu sorumluluğun kapsamı, idarenin tazmin yükümlülüğü konularında farklı sonuçlara ulaşılabileceğini hatırlatıldığı kararda, &#8220;Aynı idari eylem, işlem veya sorumluluk sebebinden kaynaklanan zararların tazminine ilişkin davaların farklı yargı yerlerinde görülmesinde kamu yararı ve haklı neden olduğu söylenemez&#8221; ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Kararda, düzenlemenin, vücut bütünlüğünün kısmen ya da tamamen yitirilmesine yol açan eylem veya işlemin &#8220;bir askeri hizmete ilişkin olsa ve bir asker kişiyi ilgilendirse bile&#8221; bundan kaynaklanan uyuşmazlıkları asliye hukuk mahkemesinin görev alanı kapsamına aldığına da dikkat çekildi. Mahkeme, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin olan eylemlerden ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların kanunla adli yargının görev alanına sokulmasının Anayasa&#8217;nın 157. maddesine de aykırılık teşkil ettiğini tespit etti. Dosyayı görüşen mahkeme, yapılan düzenlemenin Anayasa&#8217;nın 125., 155. ve 157. maddelerine aykırı olduğuna, bu nedenle de oy birliğine iptaline karar verdi. Kararla, maddenin birinci cümlesinin iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan ikinci ve üçüncü cümleleri de iptal edildi.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi&#8217;nin bazı üyelerinin sunduğu ek gerekçeler de kararda yer aldı. Üye Mehmet Erten, düzenlemede asker-sivil ayrımı yapılmamasının &#8220;Askeri Yüksek İdare Mahkemesi&#8217;nin askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğuna ilişkin Anayasa kuralına aykırılık oluşturduğundan&#8221; iptal gerekçesinin sadece bu maddeye dayandırılması gerektiğini belirtti. Üyeler Serdar Özgüldür, Nuri Necipoğlu ve Celal Mümtaz Akıncı ise &#8220;idari faaliyetler neticesinde veya idare ajanlarının görev kusurları kaynaklı idari eylemler dolayısıyla, vücut bütünlüğünün ihlali veya ölüm meydana gelmesi durumunda, ilgililerin açacakları davanın bir tam yargı davası olacağı ve bu konuda idari yargının görevli bulunduğu açık ve kesin biçimde ifade edilmiş olduğundan; bu görevin idari yargıdan alınarak adli yargıya devredilebilmesi mümkün değildir&#8221; tezini savundu. AYM üyesi Recep Kömürcü, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümünün, haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde yasakoyucu tarafından adli yargıya bırakılabileceğini hatırlatarak, &#8220;Anayasa&#8217;nın 157. maddesi gereğince asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin olan işlem ve eylemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar adli yargının değil askeri idari yargının görev alanına girmektedir. İptal konusu kural ile vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine yol açan eylem veya işlem bir askeri hizmete ilişkin olsa ve bir asker kişiyi ilgilendirse bile bundan kaynaklanan uyuşmazlıklar asliye hukuk mahkemesinin görev alanı kapsamına alınmaktadır. Asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların kanunla adli yargının görev alanına sokulması Anayasa&#8217;nın 157. maddesine aykırılık teşkil eder. Kuralın yalnız 157. madde yönünden iptali gerekir&#8221; dedi. Üyelerden Hicabi Dursun da düzenlemenin sadece Anayasa&#8217;nın 157. maddesi yönünden iptalinin gerektiğini savundu. Üyelerden Erdal Tercan da düzenlemenin usul ekonomisine aykırı olduğuna dikkat çekerek mahkemenin belirttiği gerekçelerin yanında, Anayasa&#8217;nın 141. maddesinin dördüncü fıkrasına da aykırı olduğu görüşünü sundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencbaro.org/haber/anayasa-mahkemesinin-hmk-karari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Y A Ş A S I N  19  MAYIS</title>
		<link>http://www.gencbaro.org/haber/y-a-s-a-s-i-n-19-mayis.html</link>
		<comments>http://www.gencbaro.org/haber/y-a-s-a-s-i-n-19-mayis.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 20:11:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencbaro.org/?p=11307</guid>
		<description><![CDATA[19 Mayıs 1919 Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başladığı gündür. Atatürk bir söyleşi sırasında : «Ben 19 Mayıs'ta doğdum» demiştir. KUTLU OLSUN
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Genç Baro okurlarının 19 mayıs bayramını kutlarız.<br />
<a href="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/05/19MAYIS1.jpg"><img src="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/05/19MAYIS1.jpg" alt="" title="19MAYIS" width="584" height="720" class="alignnone size-full wp-image-11312" /></a><br />
19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın Samsun&#8217;a geldiği gündür. </p>
<p>16 Mayıs günü İstanbul’dan Bandırma Vapuru&#8217;na bindi. Bu yolculuğu General Hikmet Gerçekçi şöyle anlatıyor : «Karargah üstlerinin hemen hepsini deniz tutmuştu. Kimse kamarasından dışarı çıkamıyordu. Samsun&#8217;a az bir yolumuz kalmıştı. Herhangi bir terslik çıkmazsa, çok değil yarın sabah orada olacağımızı ümit ediyorduk, bu düşünceler içinde güvertede ellerimle küpeşte demirini tuta tuta yürümeye çalışırken O&#8217;nun kamarasından çıktığını gördüm. Sert bakışlarıyla ufka bir göz gezdirdikten sonra kaptan köşküne çıktılar. Bandırma vapurunda hemen herkesi deniz tutmuştu, oysa Mustafa Kemal dipdiriydi ve çok sağlıklıydı. Kıyı bir ana baba günü halini aldı. Gemimiz demir atınca coşkun gösteriler yükseldi. Hemen ardından geminin etrafını kayıklar aldı. Halkın bu coşkun gösterisini görünce boğazıma bir şey tıkandı, gözlerim yaşardı. Vapur 19 Mayıs sabahı Samsun Limanına yanaştı. Kemal Paşa ve arkadaşları Samsun&#8217;da sevinç gösterileri ile karşılandı.» Burada bir hafta kalan Mustafa Kemal Paşa, 27 Mayıs günü Havza&#8217;ya geldi. Çalışmalarını burada da sürdürdü.</p>
<p>Mustafa Kemal, Amasya&#8217;da yayınladığı genelge ile ulusu, ülkenin bütünlüğünü, bağımsızlığını kurtarmak için birlikte çalışmaya çağırdı. İstanbul Hükümeti Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın bu çalışmalarından hoşnut değil­di. Harbiye Bakanı Mustafa Kemal Paşa&#8217;yı İstanbul’a çağırdı. Bunun üzerine M. Kemal Paşa padişaha telgraf çekerek askerlikten çekildiğini bildirdi.  Mustafa Kemal Paşa bundan böyle çalışmalarına sade bir yurttaş olarak devam etti. 4 Eylül günü Sivas’a gitti. Sivas Kongresi&#8217;nde «Ya bağımsızlık, Ya ölüm» ilkesi kabul edilerek yurt düşmandan kurtarılıncaya dek savaşmaya and içildi.</p>
<p>19 Mayıs 1919 Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başladığı gündür. </p>
<p>Atatürk bir söyleşi sırasında : «Ben 19 Mayıs&#8217;ta doğdum» demiştir. 19 Mayıs bir yandan Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başlan­gıcı öte yandan Atatürk&#8217;ün doğum yıl dönümüdür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencbaro.org/haber/y-a-s-a-s-i-n-19-mayis.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hakimle tartışan avukata 354 gün hapis cezası</title>
		<link>http://www.gencbaro.org/haber/hakimle-tartisan-avukata-354-gun-hapis-cezasi.html</link>
		<comments>http://www.gencbaro.org/haber/hakimle-tartisan-avukata-354-gun-hapis-cezasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 19:36:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencbaro.org/?p=11304</guid>
		<description><![CDATA[Davanın duruşmasına geç kaldığı için hakimle tartışan avukat Mete Üstüay, hakimin açtığı hakaret davası sonucunda 354 gün hapis cezasına çarptırıldı. ceza 7 bin 80 TL para cezasına çevrildi. Üstüay, burada şahsıma değil, avukatlık mesleğime bir saldırı vardır. Biz avukatları kendilerine zorluk çıkartan insanlar olarak gören düşünceyle mücadele edeceğim
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hakimle tartıştı cezayı aldı</p>
<p>TRABZON’un Beşikdüzü İlçesi’nde davanın duruşmasına geç kaldığı için hakimle tartışan avukat Mete Üstüay, hakimin açtığı hakaret davası sonucunda 354 gün hapis cezasına çarptırıldı.<br />
<a href="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/05/yasak.jpg"><img src="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/05/yasak.jpg" alt="" title="yasak" width="250" height="234" class="alignleft size-full wp-image-11305" /></a><br />
Olay 17 Aralık 2010’da Beşikdüzü Adliyesi’nde meydana geldi. Avukat Mete Üstüay, saat 09.25’te başlayacak duruşmaya saat 09.30’da girdi. Davanın görülmeye başladığını gören Üstüay, iddialara göre hakim Ayşegül Naciye Altınhalka’nın yanına yaklaşarak, &#8220;5- 10 dakika bekleyemez miydiniz? Trabzon’dan geliyoruz&#8221; dedi. Hakim Altınhalka’nın, &#8220;Beklemek zorunda değiliz. Zaten yeteri kadar bekledik. Bir mazeret de bildirmediniz. Biz de başladık&#8221; sözlerine sinirlenen avukat Üstüay, iddiaya göre hakime, &#8220;&#8221;Sen kimsin?&#8221; diye bağırdı. Bunun üzerine hakim, mübaşire talimat vererek avukatı duruşma salonundan çıkarttırmak istedi. Üstüay, bu davranış üzerine &#8220;Siz kim oluyorsunuz da beni dışarı çıkarmak istiyorsunuz?&#8221; dedi ve sinirlenerek cübbesiyle elindeki dosyaları mahkeme sıralarına fırlatıp dışarı çıktı. </p>
<p>Bu olayları mahkeme heyetiyle tutanağa dönüştüren hakim Altınhalka, avukat Mete Üstüay’dan şikayetçi oldu.</p>
<p>AĞIR CEZADA YARGILANDI</p>
<p>Hakim Ayşegül Naciye Altınhalka tarafından yapılan şikayetin ardından Trabzon 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde avukat Mete Üstüay hakkında, ’kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret’ suçlamasıyla dava açıldı. Davanın karar duruşmasına katılan sanık avukat Mete Üstüay, &#8220;Olay iddianamede yazıldığı gibi olmamıştır. Ben kimseye hakaret etmedim. Mübaşirle dışarı çıkartılma tavrına karşılık ’Siz kimsiniz?’ dedim. Cübbemi ve dosyalarımı söylendiği gibi atmadım. Kaldı ki salonda yaşanan olay sonrasında tutulan tutanakta bu belirtilmemiştir. Ben suçsuzum. Beraatımı istiyorum&#8221; dedi.</p>
<p>Mahkeme heyeti, avukat Mete Üstüay’ı ’kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret’ suçundan 354 gün hapis cezasına çarptırdı, cezayı 7 bin 80 TL para cezasına çevirdi.</p>
<p>Avukat Mete Üstüay, davanın peşini bırakmayacağını belirterek, &#8220;Suçsuzum, davayı Yargıtay’a gönderdik. Oradan da bir sonuç alamazsam Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğim. Burada şahsıma değil, avukatlık mesleğime bir saldırı vardır. Biz avukatları kendilerine zorluk çıkartan insanlar olarak gören düşünceyle mücadele edeceğim. Hakkımı sonuna kadar arayacağım&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencbaro.org/haber/hakimle-tartisan-avukata-354-gun-hapis-cezasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TBMM uzlaşma komisyonu, yeni anayasanın ilk maddesi &#8216;insan onuru&#8217; nu yazdı</title>
		<link>http://www.gencbaro.org/haber/tbmm-uzlasma-komisyonu-yeni-anayasanin-ilk-maddesi-insan-onuru-nu-yazdi.html</link>
		<comments>http://www.gencbaro.org/haber/tbmm-uzlasma-komisyonu-yeni-anayasanin-ilk-maddesi-insan-onuru-nu-yazdi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 18:52:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencbaro.org/?p=11301</guid>
		<description><![CDATA[TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu, temel hak ve özgürlükler bölümünde yer alacak iki maddenin yazımında mutabakata vardı. Atilla Kart, İnsan onur ve haysiyeti'' başlıklı maddede, ''İnsan onur ve haysiyeti dokunulmazdır. İnsan onur ve haysiyeti insan haklarının ve anayasal düzenin temelidir
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni anayasanın ilk maddesi &#8216;insan onuru&#8217;</p>
<p>Anayasa Uzlaşma Komisyonu, yeni anayasanın &#8216;temel hak ve hürriyetler&#8217; bölümünün &#8216;temel ilkeler&#8217; kısmındaki ilk iki maddeyi yazmayı başardı.<br />
<a href="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/05/TBMM.jpg"><img src="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/05/TBMM-300x289.jpg" alt="" title="TBMM" width="300" height="289" class="alignleft size-medium wp-image-11302" /></a><br />
Uzlaşma Komisyonu&#8217;nun anayasanın &#8216;temel ilkeler&#8217; bölümünü yazmak için oluşturduğu alt komisyon dün, iki maddeyi oybirliği ile kabul etti. Alt komisyonun yazdığı ilk madde &#8216;insan onuru ve haysiyeti&#8217; olurken, ikinci madde &#8216;temel hak ve hürriyetlerin niteliği ve bütünlüğü&#8217; oldu. CHP ve MHP&#8217;nin &#8216;insan onuru&#8217; kavramı üzerindeki uzlaşmazlığı maddelerin gerekçesinde giderildi. MHP&#8217;nin &#8216;kişinin maddî ve manevî varlığını geliştirme hakkı&#8217; talebi gözetilerek maddeye son şekli verildi.</p>
<p>TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu, temel hak ve özgürlükler bölümünde yer alacak iki maddenin yazımında mutabakata vardı.</p>
<p>TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyon üyesi, CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, bugünkü toplantının ardından yaptığı açıklamada, temel hak ve hürriyetler başlığı altında, temel ilkeler alt başlığı içinde &#8221;insan onur ve haysiyeti&#8221; ile &#8221;temel hak ve hürriyetlerin (özgürlüklerin) niteliği ve ve bütünlüğü&#8221; maddelerinde taslak yazımında mutabakata varıldığını açıkladı.</p>
<p>Kart&#8217;ın verdiği bilgiye göre, &#8221;İnsan onur ve haysiyeti&#8221; başlıklı maddede, &#8221;İnsan onur ve haysiyeti dokunulmazdır. İnsan onur ve haysiyeti insan haklarının ve anayasal düzenin temelidir. Devlet, insan onur ve haysiyeti ile insanın maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkına saygı duyar, bu değerleri korur ve bunların önündeki tüm engelleri kaldırır&#8221; ifadesi yer aldı.</p>
<p>&#8221;Temel hak ve hürriyetlerin niteliği ve bütünlüğü&#8221; maddesinde ise &#8221;Herkes kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere/özgürlüklere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler/özgürlükler bir bütündür, ve birbirini tamamlar&#8221; şeklinde yazıldı.</p>
<p>&#8216;İnsan onuru ve haysiyeti&#8217; maddesi temel hak ve hürriyetlerin anayasa ve devletin verdiği değil insan olmanın bir gereği olduğu&#8217; felsefesine dayandırıldı. Maddede &#8216;insan onuru ve haysiyetinin saygın&#8217; olduğu, &#8216;devletin de bunu korumakla görevli olduğu ve saygı göstereceği&#8217; vurgulandı. İnsan onuru maddesinde ayrıca MHP&#8217;nin ısrar ettiği &#8216;kişinin maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu&#8217; cümlesi de yer aldı. &#8216;Temel hak ve hürriyetlerin niteliği ve bütünlüğü&#8217; maddesinde ise mevcut Anayasa&#8217;ya benzer şekilde &#8216;herkesin kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahip&#8217; olduğu vurgulandı. &#8216;Temel hak ve hürriyetler&#8217; bölümünün diğer maddeleri olan &#8216;eşitlik&#8217; ve &#8216;ayrımcılık yasağı&#8217; kısımları ise toplantıda ele alınamadı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencbaro.org/haber/tbmm-uzlasma-komisyonu-yeni-anayasanin-ilk-maddesi-insan-onuru-nu-yazdi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>6302 S.Y. kanun,2 yıl miras intikali olmazsa,Tapu müdürü mirasçılık belgesi için yargıya gidecek</title>
		<link>http://www.gencbaro.org/haber/6302-s-y-kanun2-yil-miras-intikali-olmazsatapu-muduru-mirascilik-belgesi-icin-yargiya-gidecek.html</link>
		<comments>http://www.gencbaro.org/haber/6302-s-y-kanun2-yil-miras-intikali-olmazsatapu-muduru-mirascilik-belgesi-icin-yargiya-gidecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 10:06:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencbaro.org/?p=11299</guid>
		<description><![CDATA[6302 sayılı kanun, ek 1.madde,"Ölüm tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde tapu sicilinde miras intikalinin gerçekleşmemesi halinde tapu müdürlüğü, mirasçılık belgesi düzenlenmesi için yargıya başvurabilir. Tapu müdürlüğü mirasçılık belgesine göre tapu sicili kayıtlarını elbirliği mülkiyeti şeklinde tescil ederek güncelleştirir."]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TAPU KANUNU VE KADASTRO KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN<br />
Kanun No. 6302, Kabul Tarihi: 3/5/2012<br />
<a href="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/05/tapu.jpg"><img src="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/05/tapu-300x166.jpg" alt="" title="tapu" width="300" height="166" class="alignleft size-medium wp-image-10939" /></a><br />
MADDE 3- 2644 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.<br />
“EK MADDE 1- Ölüm tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde tapu sicilinde miras intikalinin gerçekleşmemesi halinde tapu müdürlüğü, mirasçılık belgesi düzenlenmesi için yargıya başvurabilir. Tapu müdürlüğü mirasçılık belgesine göre tapu sicili kayıtlarını elbirliği mülkiyeti şeklinde tescil ederek güncelleştirir. Tapu müdürlüğünün bu yetki kapsamındaki başvuruları her türlü gider, vergi, resim veya harçtan muaftır.”</p>
<p>kanun tam metni&#8212;</p>
<p>TAPU KANUNU VE KADASTRO KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN<br />
Kanun No. 6302<br />
Kabul Tarihi: 3/5/2012<br />
MADDE 1- 22/12/1934 tarihli ve 2644 sayılı Tapu Kanununun 35 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.<br />
“MADDE 35- Kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, uluslararası ikili ilişkiler yönünden ve ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu gerçek kişiler Türkiye’de taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilirler. Yabancı uyruklu gerçek kişilerin edindikleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüz ölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçemez. Bakanlar Kurulu kişi başına ülke genelinde edinilebilecek miktarı iki katına kadar artırmaya yetkilidir.<br />
Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri ancak özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilirler. Bu ticaret şirketleri dışındakiler taşınmaz edinemez ve lehlerine sınırlı ayni hak tesis edilemez. Bu ticaret şirketleri ile yabancı uyruklu gerçek kişiler lehine taşınmaz rehni tesisinde bu maddede yer alan sınırlamalar uygulanmaz.<br />
Bakanlar Kurulu, ülke menfaatlerinin gerektiği hallerde yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinimlerini; ülke, kişi, coğrafi bölge, süre, sayı, oran, tür, nitelik, yüzölçüm ve miktar olarak belirleyebilir, sınırlandırabilir, kısmen veya tamamen durdurabilir veya yasaklayabilir.<br />
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ve yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri, satın aldıkları yapısız taşınmazda geliştireceği projeyi iki yıl içinde ilgili Bakanlığın onayına sunmak zorundadır. İlgili Bakanlıkça başlama ve bitirilme süresi belirlenerek onaylanan proje tapu kütüğünün beyanlar hanesine kaydedilmek üzere taşınmazın bulunduğu tapu müdürlüğüne gönderilir. Onaylanan projenin süresi içinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ilgili Bakanlıkça takip edilir.<br />
Askeri yasak bölgeler, askeri güvenlik bölgeleri ile stratejik bölgelere ait harita ve koordinat değerleri bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde ve bu yerlere ait değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri değişikliklerin yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde Millî Savunma Bakanlığınca, özel güvenlik bölgeleri ve değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri ise İçişleri Bakanlığınca aynı sürede Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlığa verilir. Bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl sonra bu fıkra uyarınca gönderilen belge ve bilgilere göre tapu işlemleri yürütülür.<br />
Bu madde hükümlerine aykırı olarak edinilen, edinim amacına aykırı kullanıldığı ilgili Bakanlık ve idarelerce tespit edilen, süresi içinde ilgili Bakanlığa başvurulmayan veya süresi içinde projeleri gerçekleştirilmeyenler ile bu maddenin birinci fıkrası kapsamındaki sınırlamalar  dışında   miras  yoluyla   edinilen  taşınmazlar   ve   sınırlı   ayni   haklar,  Maliye Bakanlığınca verilecek bir yılı geçmeyen süre içinde maliki tarafından tasfiye edilmediği takdirde tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir.”<br />
 MADDE 2- 2644 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.<br />
 “MADDE 36- 29/5/2009 tarihli ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 28 inci maddesi kapsamındaki kişiler hariç olmak üzere yabancı uyruklu gerçek kişilerin, yabancı ülkelerin kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişilerin ve uluslararası kuruluşların yüzde elli veya daha fazla oranda hissesine sahip oldukları veya yönetim hakkını haiz kişilerin çoğunluğunu atayabilme veya görevden alabilme yetkisine sahip oldukları Türkiye’de kurulu tüzel kişiliğe sahip şirketler, ana sözleşmelerinde belirtilen faaliyet konularını yürütmek üzere taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinebilir ve kullanabilirler.<br />
Birinci fıkrada belirtilen şirketlerin Türkiye’de kurulu başka bir şirkete doğrudan veya dolaylı olarak ortak olması durumunda, yabancı yatırımcının ortak olunan şirketteki nihai ortaklık oranının yüzde elli veya daha fazla olması halinde; yabancı yatırımcıların, taşınmaz maliki yerli sermayeli şirketlerin hisselerinin yüzde elli veya daha fazlasını doğrudan veya dolaylı olarak edinmesi ve taşınmaz maliki mevcut yabancı sermayeli şirketlerde yabancı yatırımcıların ortaklık oranının hisse devri sonucunda yüzde elli veya daha fazlasına ulaşması durumunda da aynı esaslar geçerlidir.<br />
18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu şirketlerin, askeri yasak bölgeler, askeri güvenlik bölgeleri ve aynı Kanunun 28 inci maddesi çerçevesinde belirlenen bölgelerdeki taşınmaz mülkiyeti edinimleri Genelkurmay Başkanlığının ya da yetkilendireceği komutanlıkların; özel güvenlik bölgelerindeki taşınmaz mülkiyeti edinimleri ise taşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir. Bu fıkra kapsamında yapılacak değerlendirmelerde, edinimin ülke güvenliğine uygunluğu esas alınır.<br />
Yukarıdaki fıkralar kapsamı dışında kalan yabancı sermayeli şirketler, yerli sermayeli şirketlerin tabi olduğu hükümler çerçevesinde taşınmaz mülkiyeti ve sınırlı ayni hak edinebilir ve kullanabilirler.<br />
Taşınmaz rehni tesisinde, taşınmaz rehninin paraya çevrilmesi kapsamındaki mülkiyet edinimlerinde, şirket birleşmelerinden ve bölünmelerinden doğan taşınmaz mülkiyeti ve sınırlı ayni hak naklinde, organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve serbest bölgeler gibi özel yatırım bölgelerindeki taşınmaz mülkiyeti ve sınırlı ayni hak edinimlerinde ve ilgili mevzuata göre belli sürede elden çıkarma zorunluluğunun devam etmesi kaydıyla bankaların, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu çerçevesinde kredi olarak sayılan işlemler nedeniyle ya da alacaklarını tahsil amacıyla edindikleri taşınmazlarda bu madde hükümleri uygulanmaz.<br />
Bu madde kapsamında edinilen taşınmazların kullanımı, valiliklerce tapu kayıtları çerçevesinde belli aralıklarla izlenir.<br />
Bu madde hükümlerine aykırı şekilde edinildiği veya kullanıldığı tespit edilen taşınmazlar ve sınırlı ayni haklar, Maliye Bakanlığınca verilecek süre içinde maliki tarafından tasfiye edilmediği takdirde tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir.<br />
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınmasını müteakip Ekonomi Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.”<br />
MADDE 3- 2644 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.<br />
“EK MADDE 1- Ölüm tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde tapu sicilinde miras intikalinin gerçekleşmemesi halinde tapu müdürlüğü, mirasçılık belgesi düzenlenmesi için yargıya başvurabilir. Tapu müdürlüğü mirasçılık belgesine göre tapu sicili kayıtlarını elbirliği mülkiyeti şeklinde tescil ederek güncelleştirir. Tapu müdürlüğünün bu yetki kapsamındaki başvuruları her türlü gider, vergi, resim veya harçtan muaftır.”<br />
MADDE 4- 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (c) alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.<br />
“c) Kayıt sahibinin yirmi yıl önce gaipliğine hüküm verilmiş veya tapu sicilinden malikin kim olduğu anlaşılamamış ise çekişmesiz ve aralıksız yirmi yıl müddetle ve malik sıfatıyla zilyet bulunan kimse adına tespit olunur.”<br />
MADDE 5- Bu Kanunun;<br />
a) 2 nci maddesi yayımı tarihinden üç ay sonra,<br />
      b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,yürürlüğe girer.<br />
MADDE 6- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencbaro.org/haber/6302-s-y-kanun2-yil-miras-intikali-olmazsatapu-muduru-mirascilik-belgesi-icin-yargiya-gidecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısı,&#8221;Akşamdan kalan&#8221;a tazminatsız işte çıkarma</title>
		<link>http://www.gencbaro.org/haber/is-sagligi-ve-guvenligi-kanun-tasarisiaksamdan-kalana-tazminatsiz-iste-cikarma.html</link>
		<comments>http://www.gencbaro.org/haber/is-sagligi-ve-guvenligi-kanun-tasarisiaksamdan-kalana-tazminatsiz-iste-cikarma.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 09:46:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencbaro.org/?p=11296</guid>
		<description><![CDATA[Eskiden işyerine 'sarhoş' geleni işten çıkarma gerekçesi, 'alkollü' olarak değiştiriliyor. Akşam içilen içki bile işi kaybettirebilecek.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Akşamdan kalan&#8221;a tazminatsız işte çıkarma<br />
Eskiden işyerine &#8216;sarhoş&#8217; geleni işten çıkarma gerekçesi, &#8216;alkollü&#8217; olarak değiştiriliyor. Akşam içilen içki bile işi kaybettirebilecek.</p>
<p><a href="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/05/is_hukuku.jpg"><img src="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/05/is_hukuku.jpg" alt="" title="is_hukuku" width="219" height="207" class="alignleft size-full wp-image-11297" /></a><br />
30 Haziran’da Meclis kapanmadan önce çıkarılması planlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Taslağı’nın İçki veya Uyuşturucu Madde Kullanma Yasağı’nı düzenleyen 84. maddesindeki bir ifadenin sessiz sedasız değiştirildiği ortaya çıktı. Hukukçulara göre eğer madde yeni haliyle yasalaşırsa artık işyerine alkollü gelmek tazminatsız işten çıkarma sebebi olacak. Yasanın şu anki halinde ise işe alkollü değil sarhoş olarak gelmek yasak olarak tanımlanıyor.</p>
<p>Yasalaşmayı bekliyor</p>
<p>Radikal&#8217;den Enis Tayman&#8217;ın haberine göre TBMM gündeminde olan İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Taslağı kamuoyunda halen tartışılıyor. Ancak bir madde var ki üzerinde hiç durulmuş değil. Bu, Alkollü İçki veya Uyuşturucu Madde Kullanma Yasağı’nı düzenleyen 24. madde. Maddeye göre işyerine alkollü içki veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaklanıyor. Oysa yasanın yürürlükte olan halinde söz konusu bölüm 84. madde altında düzenleniyor ve giriş cümlesi şöyle:</p>
<p>“İşyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır.”</p>
<p>İlk anda iki cümle arasında ciddi bir fark yokmuş gibi dursa da halen yürürlükte olan 84. maddeye göre işyerine sarhoş olarak gelmek yasak kapsamındayken yeni maddede alkollü içki almış olarak gelmek yasaklanmış oluyor. Bu da hukukçulara göre atlanmaması gereken bir detay.</p>
<p>‘Sorun yaratacak bir ölçüt’</p>
<p>Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. K. Ahmet Sevimli konuyla ilgili olarak “Hem hukuki hem de politik açıdan sorun yaratacak bir ölçüttür” derken bu görüşünü şöyle açıyor:</p>
<p>“Gece alkol alıp sabah işyerine gelen bir işçinin kanında belli oranda alkol bulunabilir. Ya da ara dinlenmesinde sarhoşluk yaratmayacak derecede alkol alan işçinin de durumu farklı değildir. Düzenleme bu haliyle kalırsa söz konusu işçinin sözleşmesinin feshi gündeme gelebilecektir.”</p>
<p>Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ufuk Aydın ise yeni hükmün işçinin durumunu ağırlaştırdığını savunuyor. Yeni hükmün tazminatsız fesih sebebi haline getirildiğini belirten Aydın , “Önceden, sözgelimi bir kadeh şarap içtikten sonra sarhoş olmaksızın işe giden işçinin iş sözleşmesi feshedilemez iken; tasarı yasalaşırsa, sarhoş olmayan ama bir şişe bira ya da bir kadeh şarap içtikten sonra işe giden işçi, bu durum fark edilirse tazminatsız işten çıkarılabilecek. Özetle yeni düzenleme işçinin daha aleyhine. Bu durum mevcut Yargıtay içtihadına da uymuyor” diyor.</p>
<p>Eski hali</p>
<p>“İşyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır.”</p>
<p>Yeni hali</p>
<p>“İşyerine alkollü içki veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır.”</p>
<p>Yargıtay’a göre suç değil</p>
<p>Yargıtay’ın bir kez hariç bugüne kadar verdiği tüm kararlarda işçinin işe alkollü değil sarhoş gelmesinin suç olduğu belirtiliyor. Kurumun 2010’da verdiği kararda ise işyerine alkollü gelmeyi âdet edinmiş bir işçi hakkında işten çıkarma hükmünün onandığı belirtiliyor.</p>
<p>AB ’de düzenleme yok</p>
<p>AB Türkiye Ofisi ise birliğin işyerine sarhoş ya da alkollü gelmekle ilgili bir düzenlemesinin bulunmadığını, AB ’yi ilgilendiren düzenlemelerin ayrımcılık içeren durumlarla ilgili olduğunu vurguluyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ise bu konuda “İşçilerin de özel yaşamlarına saygı hakkı göz ardı edilmemeli; alkol ve uyuşturucu kullanımıyla ilgili özel yaşamlarına yönelik müdahaleler, sınırlı, makul ve haklı olmalıdır” görüşünde.</p>
<p>Yetkililere göre kasıt yok</p>
<p> Meclis’te Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda tasarı için oluşturulan alt komisyonda gerekli düzeltmeler yapılacak. Yetkililer, Meclis’e gönderilen tasarı metninin gerekçesinde “84. maddenin aynen korunduğu” ifadesinin yer aldığına dikkat çekerek, “Amaç 84. maddeyi aynen korumak. Bu nedenle alkollü ifadesi varsa, sarhoşa çevrilir. Bu maddede bir değişiklik yapmak gibi bir düşüncemiz olmadı, aynen korumayı düşündük” bilgisini verdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencbaro.org/haber/is-sagligi-ve-guvenligi-kanun-tasarisiaksamdan-kalana-tazminatsiz-iste-cikarma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CMK 188.madde değişikliği ile müdafii avukatın yokluğunda karar verilebilecek</title>
		<link>http://www.gencbaro.org/haber/cmk-188-madde-degisikligi-ile-mudafii-avukatin-yoklugunda-karar-verilebilecek.html</link>
		<comments>http://www.gencbaro.org/haber/cmk-188-madde-degisikligi-ile-mudafii-avukatin-yoklugunda-karar-verilebilecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 09:01:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencbaro.org/?p=11294</guid>
		<description><![CDATA[Ceza muhakemesi yasasının 188. maddesinde yapılan değişikliğin gerekçesi teklifte şöyle belirtildi, "...mütalaanın zorunlu müdafie yazılı olarak tebliğ edilmiş olması durumlarında, kabul edilebilir bir mazereti olmayan zorunlu müdafiin yokluğunda da karar verilebileceği düzenlenmiştir.”]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/04/mardin_barosu_nusyabinde_cmk_hizmeti_vermeyecek_1311575934.jpg"><img src="http://www.gencbaro.org/wp-content/uploads/2012/04/mardin_barosu_nusyabinde_cmk_hizmeti_vermeyecek_1311575934-300x150.jpg" alt="" title="mardin_barosu_nusyabinde_cmk_hizmeti_vermeyecek_1311575934" width="300" height="150" class="alignleft size-medium wp-image-10572" /></a><br />
Hükümet, Balyoz davasında sanık avukatları ile mahkeme heyeti arasında gerilime yol açan “avukatın yokluğunda karar verilip verilmeyeceği” tartışmasına nokta koyuyor. iktidar milletvekillerinin hazırlayıp Meclis Başkanlığı’na sunduğu yasa teklifine göre mahkeme, çocuklarla ilgili yargılamalar hariç avukatın yokluğunda da karar verebilecek.</p>
<p>Ceza muhakemesi yasasının 188. maddesinde yapılan değişikliğin gerekçesi teklifte şöyle belirtildi:</p>
<p>Gerekçe: Davalar gereksiz uzuyor</p>
<p>“Bu düzenleme, özellikle çok sanıklı ve karmaşık davalarda zorunlu müdafilerin değişik gerekçelerle karar duruşmasında bulunamamsı nedeniyle karar verilmesine engel olmakta ve yargılamanın gereksiz uzamasına sebebiyet vermektedir. Bu noktadan hareketle, maddede yapılan değişiklikle, savunma hakkını da kısıtlamaksızın Cumuhriyet Savcısının esas hakkındaki mütalasının zorunlu müdafiin de hazır bulunduğu duruşmada açıklanmış olması veya bu mütalaanın zorunlu müdafie yazılı olarak tebliğ edilmiş olması durumlarında, kabul edilebilir bir mazereti olmayan zorunlu müdafiin yokluğunda da karar verilebileceği düzenlenmiştir.”</p>
<p>Seçim suçuna hapis yerine para cezası</p>
<p>Aynı teklifle Kürtçe propaganda da dahil seçim suçlarına da hapis yerine para cezası öngörüldü. Teklifle, seçim günü propaganda yasağını delen, seçimin düzenini bozabilecek ya da özgürce yapılmasına etki edebilecek nitelikte propaganda yapıp asılsız şaiya çıkaranlara verilen 3 aydan 6 aya kadar hapis cezası 100 günden 200 güne kadar adli para cezasına çevriliyor. Propaganda amaçlı el ilanı ve her türlü yayının üzerinde Türk Bayrağı ve dini ibarelerin bulundurulması ile radyo ve televizyonlarda yapılacak propaganda konuşmaları ile seçim propagandalarında Türkçeden başka bir dil ya da yazının kullanılmasına ilişkin suçlar için öngörülen 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası da 200 günden 300 güne kadar adli para cezasına dönüştürülüyor. Aynı teklifle, “Seçim suçlarından doğan kamu davasının seçimin bittiği tarihten itibaren 2 yıl içinde açılmadığı takdirde kovuşturma yapılamaz” hükmündeki süre de 6 aya çekiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencbaro.org/haber/cmk-188-madde-degisikligi-ile-mudafii-avukatin-yoklugunda-karar-verilebilecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

